Eğer birbirinden ayrı
bozukluklar ise eş tanılığın iyimser bir
ihtimalle orta düzeyde olması beklenir. Eğer
birbiriyle yüksek düzeyde ilişkili ya da benzer
bozukluklar ise çok daha yüksek örtüşme
bekleriz.
Örtüşme bildiren 13
çalışmada ortalama eştanılık %56
(%22-89) olarak bulunmuştur. Bu değerler geniş
bir popülasyonda, farklı ortamlarda değişik
ölçüm araçları kullanılarak
saptanmıştır. Değişik
görüşme teknikleri
kullanılmıştır, görüşmecilerin
kişilik bozukluklarının tanısıyla ilgili
değişik düzeylerde eğitim
almışlardır. Bozukluklar artıp
azalabileceği için bu da ek bir değişkenlik
kaynağıdır. Farklı DSM kişilik
bozukluğu ölçüm araçları aynı
popülasyonda kullanıldığında hemen hemen
benzer düzeyde fikir birliği sağlanacağı
ve eşik altı vakalar genllikle dikkate
alınmadığı
düşünüldüğünde bu muhtemelen
bekleyebileceğimiz en yüksek düzeyde
örtüşmedir.
Buradan YSF’nin yüksek
oranda belki de tamamiyle ÇKB ile
örtüştüğünü söyleyebiliriz.
YSF olmadan çok az ÇKB’nin
görüldüğü çok az vakanın
olduğunu da buna eklemek gereklidir. Hiç bir
çalışmada YSF olmadan ÇKB tanısı alan
yeterli sayıda vaka bulunarak bir
karşılaştırma
yapılamamıştır.
Diğer bir soru, ÇKB
tanısını YSF’ye eklediğimizde yalnız
başına YSF’den anlamlı farkları olan ve
ayrı bir tanıyı gerektiren bir bozukluk ortaya
çıkıp
çıkmadığıdır.
Turner ve ark 40
ÇKB’nun daha zayıf sosyal becerileri olan bir
sendrom olduğunu düşünmüş ancak
sonraki çalışması 38 ve diğer
çalışmalar bu ayrımı
göstermemiştir. Karşılaştırma yapan
çalışmalar ÇKB artı YSF’nin
yalnızca YSF’den daha semptomatik fakat yanızca
YSF’den açıkça ayrımlaşacak
özellikleri olmayan bir grup olduğunu ortaya
koymuştur. YSF artı ÇKB eştanılı grup
depresif semptomlarla giden daha yüksek
eştanılı gibi
görünmektedir.