3.1.4 Kohut (Kendilik-Psikolojisi)
Kohut kendiliği “üretici insiyatifin, ‘ben çalışıyorum, ben yapıyorum’ coşkulu deneyiminin merkezi” olarak tanımlamıştır (1970). Kohut utancın ego narsisistik (ideal) kendiliğin eksibisyonist isteklerine uygun bir çıkış sunamaması durumunda ortaya çıktığını söyler (1966). Diğer bir ifadeyle, narsisistik kendiliğin grandiözitesi baskın olduğu durumdaki başarısızlık duygusu olarak yaşanır. Güçlü idealler karşısında, göreceli ego zayıflığının olduğu durumda, narsisistik kişinin egosunun içselleştirilmiş eksibisyonismin baskısı altında kalması utanca yol açar.
Utanca yatkın kişi hırslıdır ve ahlaki mükemmellik ve dışsal başarı arayışı içinde bütün başarısızlıklara yanıt vermektedir. Kohut, iyileşmenin narsisistik yatırımda bir dönüşüm (shift) olması ile gerçekleştiğine inanır. Hasta narsisistik yatırımın bir kısmını analistin idealizasyonuna döndürür (shift). Böylece analistin idealizasyonu ve empatik başarısızlıkların işlenmesi yoluyla, hastanın eksibisyonistik grandiöz kendiliği daha gerçek bir kendilik-saygısına ve kararlı- kendiliğe dönüşür.
Utanç ve Tedavi
Utanç eksibisyonizm ve grandiöziteye karşı bir savunma değildir, primer bir duygulanım olarak başka savunmaların gelişmesine neden olabilir. Terapistin kendi utanç duygularını analiz etmemiş olması hastadaki utanç duygusuyla çakışarak bu duyguların fark edilmemesi ve işlenmemesi sonucunu doğurur.
Utanç terapi sırasında çeşitli şekillerde, sıklıkla gizli bir şekilde ortaya çıkar. Hasta nadiren utancından açıkça bahseder (kısmen bu utancın bilinçdışı doğası nedeniyledir), bunun yerine değersiz, komik ya da aptal hissettiğini söyler. Utanmanın dilini, utanmayla ilgili savunmaları (bağımlılık, inkar, geri çekilme, öfke, mükemmelliyetçilik, eksibisyonizm, kibir) öğrenmek faydalı olacaktır. Dürtü kontrol sorunları olan hastalarda hemen her zaman utanç mevcuttur.
Utanç değişik patolojilerin tedavisinde farklı önemlere sahiptir. Nevrotik için, ödipal agresyon, yarışma ve arzulara karşı savunmacı bir pasiviteyi yansıtan, eylemdeki başarısızlıkla ilişkilidir. Primer özsevisel fenomeni olan hastalar için utangaçlık daha yaygındır ve narsisistik (özsevisel) duyarlılığın bütün şekillerinde ön planda yer alır. Bu hastalarda savunma daha aktif ve ilkeldir, sıklıkla yansıtmalı özdeşimin göstergeleridir.
Utangaçlık aynalama (mirroring) ya da idealizayon (ülküleştirm) süreçlerinde kendilik nesnesinin başarızlığının göstergesi olabilir. Utangaçlık duygusu her hasta biriciktir ve utangaçlığın bu farklı görünümleri ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Utangaçlık kendisini gizleyebilir; altta yatan çatışmaların ve orijinal sorunların gerçek anlamda işlenebilmesi için utancın işlevleri terapinin asıl uğraş alanı olabilir. Bu utancın birincil mesele olduğu ve dinamik çatışmaların etkileşimlerinin yerini aldığı anlamına gelmez, hastalar için büyük ve birincil derecede önemi olabileceği anlamına gelir.