Kohut
kendiliği “üretici insiyatifin, ‘ben
çalışıyorum, ben yapıyorum’
coşkulu deneyiminin merkezi” olarak
tanımlamıştır (1970). Kohut utancın ego
narsisistik (ideal) kendiliğin eksibisyonist isteklerine uygun
bir çıkış sunamaması durumunda ortaya
çıktığını söyler (1966).
Diğer bir ifadeyle, narsisistik kendiliğin
grandiözitesi baskın olduğu durumdaki
başarısızlık duygusu olarak yaşanır.
Güçlü idealler karşısında,
göreceli ego zayıflığının olduğu
durumda, narsisistik kişinin egosunun
içselleştirilmiş eksibisyonismin baskısı
altında kalması utanca yol açar.
Utanca yatkın kişi
hırslıdır ve ahlaki mükemmellik ve
dışsal başarı arayışı
içinde bütün başarısızlıklara
yanıt vermektedir. Kohut, iyileşmenin narsisistik
yatırımda bir dönüşüm (shift)
olması ile gerçekleştiğine inanır. Hasta
narsisistik yatırımın bir kısmını
analistin idealizasyonuna döndürür (shift).
Böylece analistin idealizasyonu ve empatik
başarısızlıkların işlenmesi yoluyla,
hastanın eksibisyonistik grandiöz kendiliği daha
gerçek bir kendilik-saygısına ve kararlı-
kendiliğe dönüşür.
Utanç ve Tedavi
Utanç eksibisyonizm ve grandiöziteye
karşı bir savunma değildir, primer bir
duygulanım olarak başka savunmaların
gelişmesine neden olabilir. Terapistin kendi utanç
duygularını analiz etmemiş olması hastadaki
utanç duygusuyla çakışarak bu duyguların
fark edilmemesi ve işlenmemesi sonucunu
doğurur.
Utanç terapi sırasında
çeşitli şekillerde, sıklıkla gizli bir
şekilde ortaya çıkar. Hasta nadiren utancından
açıkça bahseder (kısmen bu utancın
bilinçdışı doğası nedeniyledir),
bunun yerine değersiz, komik ya da aptal hissettiğini
söyler. Utanmanın dilini, utanmayla ilgili
savunmaları (bağımlılık, inkar, geri
çekilme, öfke, mükemmelliyetçilik,
eksibisyonizm, kibir) öğrenmek faydalı
olacaktır. Dürtü kontrol sorunları olan
hastalarda hemen her zaman utanç
mevcuttur.
Utanç değişik patolojilerin
tedavisinde farklı önemlere sahiptir. Nevrotik için,
ödipal agresyon, yarışma ve arzulara karşı
savunmacı bir pasiviteyi yansıtan, eylemdeki
başarısızlıkla ilişkilidir. Primer
özsevisel fenomeni olan hastalar için
utangaçlık daha yaygındır ve narsisistik
(özsevisel) duyarlılığın bütün
şekillerinde ön planda yer alır. Bu hastalarda
savunma daha aktif ve ilkeldir, sıklıkla
yansıtmalı özdeşimin
göstergeleridir.
Utangaçlık aynalama (mirroring) ya da
idealizayon (ülküleştirm) süreçlerinde
kendilik nesnesinin başarızlığının
göstergesi olabilir. Utangaçlık duygusu her hasta
biriciktir ve utangaçlığın bu farklı
görünümleri ayrı ayrı
değerlendirilmelidir. Utangaçlık kendisini
gizleyebilir; altta yatan çatışmaların ve
orijinal sorunların gerçek anlamda işlenebilmesi
için utancın işlevleri terapinin asıl
uğraş alanı olabilir. Bu utancın birincil
mesele olduğu ve dinamik çatışmaların
etkileşimlerinin yerini aldığı anlamına
gelmez, hastalar için büyük ve birincil derecede
önemi olabileceği anlamına
gelir.