7.6 Bilişsel ve davranışsal belirtilerin ilişkisi
Anksiyetenin bedensel, bilişsel ve davranışsal bileşenleri arasındaki etkileşim:
Sosyal anksiyete yaşandığında bedensel, bilişsel ve davranışsal bileşenler genellikle birlikte bulunurlar. Bu bileşenler sosyal fobinin belirtisi olarak nadiren tek başına görünürler. Bu üç bileşen birbiriyle ilişki içindedir ve birindeki artma diğerinde de artmayla sonuçlanır. Şimdi bunun nasıl gerçekleştiğini bir örnek üzerinden inceleyelim.
Aslı bir pazarlama şirketinde bir yıldır çalışmaktadır ve işinde geçen zaman içinde oldukça iyi bir başarı göstermiştir. Başarısına rağmen alması gereken zammı henüz almış olmaması hem kendisini rahatsız etmekte ve iş arkadaşları da Aslı’nın çoktan bu terfiyi çoktan hakketmiş olduğunu düşünmektedirler. Patronun da bulunduğu yakın zamandaki bir toplantıda terfi almamış olmasıyla ilgili rahatsızlığını gündeme getirmeyi planlamıştır. Toplantının yapılacağı günün sabahı zihninde “bir şeyleri yanlış yapmış olmalıyım, yoksa bana zam yaparlardı” şeklindeki bir düşünceyle uyanır. O sabah daha sonra midesinde bir hoşnutsuzluk, omuz ve sırt kaslarında bir gerginlik hisseder. İş yerindeki mesaisi başladığında ise dikkati o kadar dağınıktır ki yanlışlıkla masasındaki dosyaları devirir ve aklından “o kadar beceriksizim ki, zam almamama şaşırmamak lazım” diye geçirir. Bu düşünceyle birlikte kalbinin hızla çarptığını ve ensesinin gerginlikten ağrıdığını fark eder. Toplantıya girerken kendi kendine “hakkediyor olsaydım zaten terfi alırdım, konuyu açarak acaba şansımı biraz fazla mı zorlamış olacağım” demektedir. Toplantı boyunca gerginliği artarak devam eder, nefesi daralır, elleri titrer ve ayaklarını sallar. Terfi isteğinde patronun yüksek sesle güleceğini ve kendisiyle alay edeceğini hayal eder. “o kadar gerginim ki, konuşmaya çalışırsam komik duruma düşeceğim, yanlış yapacağım ve kovulacağım” diye düşünür ve hiçbir şey konuşmadan toplantıyı terk eder. Toplantıyı terk eder etmez, kalp atışları normale düşer, vücudundaki gerginlik azalır. Planladığı konuşmayı yapamadığı için kendi kendine “ben beceriksizim, zaten terfiyi de hiç hakketmiyorum” demektedir.
Bu örnekte bilişsel, bedensel ve davranışsal öğelerin nasıl birbirini tetiklediğini görüyoruz. Şekil 1.1’de şematik olarak gösterilmiştir. Sıkıntı veren düşünceyi kalp çarpıntısı ve kaslarındaki gerginlik takip eder. Vücudundaki gerginlik anksiyöz düşüncelerini daha da arttırır ve istediği terfi görüşmesini yapamama noktasına kadar gelir. Toplantıyı terk ederek rahatlar ancak hakkettiği terfiyi alamadığı için üzülür ve kendisine ne kadar beceriksiz olduğunu söyler.
Spiral şeklinde bilişsel, bedensel ve davranışsal belirtilerin birbirine nasıl yol açtığını üst üste bindiğini görüyoruz. Sonuç fırsatların kaçırılması ve olumsuz düşüncelerin pekişmesidir. Tedavi bu kısır döngünün kontrolden çıkmadan bir noktada kırılmasına dayalıdır. Eğer Aslı ilk olumsuz düşüncesi yerine “vaad edilen terfinin neden verilmediğini öğrenmeye hakkım var” şeklinde bir düşünceyle başlayabilseydi, her şey çok farklı gelişecekti. Kitabın ilerleyen bölümlerinde bunun nasıl yapılacağını göreceğiz.
İlk bölümün sonu ve ev ödevi: Bu bölümde sosyal anksiyetenin ve sonuçlarının nasıl bir süreç içinde geliştiğini anlattık. Sosyal anksiyetenizin üç bileşenini tanımladınız. Önümüzdeki hafta boyunca en az bir sosyal ortamda yaşayacağınız sosyal anksiyetenin üç bileşenini gözlemenizi ve aşağıdaki formda kaydetmenizi istiyoruz.