Sosyal ortamlarda duyduğunuz
rahatsızlığa aşağıdaki bedensel
belirtilerden biri ya da daha fazlası eşlik ediyor
olabilir:
-
Kalp
çarpıntısı (kalbinizin hızlı ve
düzensiz çarpması)
-
Kalbinizin yerinden
çıkacak gibi olması (kuvvetle
çarpması)
-
Baş
dönmesi
-
Mide
bulantısı
-
Boğulacakmış gibi
hissetme
-
Boğazda
düğümlenme hissi
-
El ve ayakları
sallama
-
Bulanık
görme
-
Baş
ağrısı
-
Ürperme
hissi
-
Göğüste
sıkışma
-
Göğüste
ağrı
-
Kulak
çınlaması
-
Nefes almada
güçlük hissi
-
İshal
-
Yüz
kızarması
-
Parmaklarda, ayakta,
yüzde uyuşma
-
Kendi vücudumun ya
da çevrenin değiştiğini /
yabancılaştığını
hissetme
-
Kas
ağrısı
Bazen
fizyolojik belirtiler sosyal anksiyeteden önce ortaya
çıkabilir. Örneğin yüzdeki
kırmızılık ile
utangaçlığınız arasında bire bir
ilişki olmasa da, kısa boylu ya da şişman olmak
kişiliğimizi nasıl etkiliyorsa
yüzünüzün
kırmızılığı da benzer şekilde
kişinin özgüveninde sorunlara ve dolaylı olarak
sosyal fobiye zemin hazırlayabilir. Yüzdeki sosyal
anksiyeteyle doğrudan bağlantılı olmayan
kızarıklığın tedavisi için cerrahi
yöntemler düşünülebilir. Sosyal anksiyete
yüz kızarıklığına ikincil olarak
ortaya çıkmış olsa bile, cerrahi bir tedaviden
önce psikolojik tedavilerin uygulanması gerektiğini
düşünüyorum. Fiziksel görüntü ne
olursa olsun psikolojik bir yatkınlık olmadan sosyal
fobinin gelişmesi zordur. Sosyal anksiyete azaldıktan
sonra böyle bir cerrahi gerekli olmayabilir. Diğer yandan
cerrahiyle yüz kızarıklığı yok edilse
bile sosyal ortamlardaki rahatsızlık devam
edebilir.
Terlemeye yatkınlık da yüz
kızarması gibi dolaylı yoldan sosyal fobinin
başlamasında rol oynayabilir. Ellerdeki terlemenin tiroit
fonksiyon bozukluğu gibi sosyal fobiden başka tıbbi
bir durumla ilişkili olup olmadığının
araştırılması gerekli görülebilir.
Bir psikiyatri uzmanının muayenesinden sonra gerekli
görülürse dahiliye uzmanı, dermatolog tedaviye
yardımcı olabilir.