Sosyal anksiyete bozukluğunun bir
kişilik bozukluğu olup olmadığı
sorunsalını kişilik bozukluğunun
tanımı üzerinden de tartışmak
münkündür. "Kişilik bozukluğu,
kişinin kültürüne göre beklenenden
önemli ölçüde sapmalar gösteren,
süregiden bir iç yaşantı ve davranış
örüntüsüdür, yaygındır ve
esnekliği yoktur, ergenlik ya da genç erişkinlik
yıllarında başlar, zamanla kalıcı olur ve
sıkıntıya ya da işlevsellikte bozulmaya yol
açar" [Amerikan Psikiyatri Birliği 1994
#1369]
DSM-IV'de 10 kişilik bozukluğu
tanımlanmıştır. A kümesinde (eksantrik
küme) şizotipal, şizoid ve paranoid; B
kümesinde (dramatik küme) narsisistik, antisosyal,
borderline ve histrionik; C kümesinde (anksiyöz
küme) çekingen, bağımlı ve obsesif
kompulsif kişilikler yer alır.
Birinci eksendeki bozukluklar karekteristik
semptom gruplarından oluşur. Bir semptom temelde
geçicidir ve atağın düzelmesiyle düzelir.
Semptomlar bir toplumdaki davranışlardan anormal
biçimde ayrı ve bozuk davranışlardır,
ikinci eksende ise belirtiler ancak nicelik olarak diğer
kişilerden (sağlıklılardan)
farklıdır. İki ekseni birbirinden ayıran
diğer bir temel özellik de ikinci eksenin egosintonik
oluşudur.
Kişilik bozukluklarıyla ilgili olarak
yıllar boyunca yapılmış olan
çalışmalar DSM- IV'deki kriterlerin
oluşturulmasında etkili olmuşlardır [Amerikan
Psikiyatri Birliği 1994 #1369]. Bununla birlikte, genel olarak
kişilik bozukluklarının geçerliliği
tartışmalıdır. DSM'deki kişilik
bozukluğu kriterleri yüz geçerliğe
dayalıdır.
Birinci ve ikinci eksen ayrımı teorik
olarak anlamlı olmakla birlikte kronik birinci eksen
bozukluklarının oluşu ve ikinci eksen bozukluklarda
da tedavi ile ve zamanla değişikliklerin olabileceği
literatürde belirtilmiştir. Bazı kişilik
özelliklerinin zaman içinde
yatıştığı (antisosyal kişilik gibi)
süre kriteri dışında kişilik
bozukluğu gibi görünen bazı emosyonel
bozuklukların stresin ortadan kalkmasıyla
yatıştıklarını da biliyoruz. ICD-10'da bu
durumlar için "stresin yol açıtığı
kişilik bozukluğu" tanımı
yapılmıştır. Nitekim, ÇKB'nda tedaviyle
kaçıngan özelliklerin ve SF'nin
yatışması stresin tetiklediği kişilik
bozukluğu kavramıyla
uyuşmaktadır.