5.2 Sosyal Anksiyete Bozukluğu ve Madde Kullanım Bozuklukları
Sosyal anksiyete bozukluğunun alkol dışında diğer madde kullanım bozukluklarıyla arasındaki ilişki de araştırılmıştır. Reiger ve arkadaşları23 sosyal fobi ve basit fobinin ergenlerde erken başlangıçlı olduğunu ve madde kullanım bozukluklarına yatkınlık oluşturabileceğini bildirmişlerdir. Page24 lise öğrencileriyle utangaçlık ve madde kötüye kullanımını arasındaki ilişkiyi incelemiş, utangaç erkeklerde utangaç olmayanlara göre daha fazla marijuana, kokain, amfetamin veya halüsinojenik madde kullanımı bildirilirken alkol kullanımıyla utangaçlık arasında bir ilişki saptanamamıştır. Çok utangaç kızların ise diğer kızlara göre daha az alkol kullandığı görülmüştür. Bu bulgular utangaçlığın erkekler için daha önemli bir risk faktörü olduğunu, utangaçlığın verdiği sıkıntıyı azaltmak için alkol dışında bazı maddeleri kullanabildiklerini göstermektedir. Williams, Argyropoulos ve Num25 amfetamin kullanımıyla ortaya çıkan bir sosyal fobi vakası bildirmiş, bu olgunun sosyal fobinin nöro-  biyolojisini anlamada yardımcı olabileceğine değinmişlerdir.
Sosyal fobisi olan bireylerde nikotin bağımlılığının arttığını gösteren çalışmalarda26 sigaranın, sosyal ortamlarda bireylerin kendilerine olan güven eksikliklerini telafi etmek için kullanılan bir araç olabileceği ortaya çıkmaktadır. Sosyal anksiyete bozukluğu genellikle hayatın erken dönemlerinde (onlu yaşlardan önce) başlar ve çocukluk ve ergenlik döneminde yaygındır. Bu nedenle sosyal fobi genellikle sigara içiciliğinden önceki yaşlarda başlamaktadır. Sonntag ve arkadaşları27 sosyal anksiyetenin sigara içiciliği, düzenli içicilik ve nikotin bağımlılığının gelişmesinde bir etkisinin olup olmadığını incelemişlerdir. Dört yıllık bir izlemde sosyal korkuları ya da sosyal fobisi olanlarda ilk kez tütün kullanımına başlama, düzenli içicilik ve nikotin bağımlılığının gelişmesi incelendiğinde, en az bir sosyal korkusu olan ama sosyal fobi tanısı almayan katılımcılarda artmış nikotin bağımlılığı olduğu görülmüştür. Önceki çalışmalarla tutarlı olarak28,29,30 sosyal fobisi olan olguların sosyal korkuları ve sosyal fobisi olmayan katılımcılara göre daha fazla DSM-IV nikotin bağımlılığı tanı kriterlerini karşılayacakları gösterilmiştir. Önceki çalışmalara ilave olarak ise nikotin bağımlılığının sosyal korkularla ve sosyal fobinin eşik değerinin altında bulgularla da ilişkisinin anlamlı olduğu görülmüştür. İçmeyen veya bağımlı olmayan katılımcılardan sosyal korkuları olanlarda dört yıllık izlem döneminde nikotin bağımlılığı artarken, sosyal fobisi olanlarda nikotin bağımlılığındaki artış istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sosyal fobiden ziyade sosyal korkuların, ileride nikotin bağımlılığının gelişmesiyle ilişkili olması, sosyal fobisi olan bireylerin sosyal ortamlardan kaçınarak sosyal gruplara daha az girmelerine bağlı olabilir. Buna karşın sosyal fobisi olmayan ama sosyal korkuları olan bireyler sosyal ortamlara rahatsız da olsalar katlanmakta ve yaşıtlarının tütün kullanımı için baskılarıyla karşılaşmaktadırlar. Bu nedenle sosyal korkuları olanlar, ortama uyum sağlamak için yüksek miktarda tütün tüketimi için risk altındadırlar. Özetle sosyal korkular ergenlerde ve genç erişkinlerde nikotin bağımlılığının gelişmesini önemli düzeyde etkilemektedir.