Yapılan çalışmaların
sonuçlarını değerlendirilirken
karşımıza çıkan diğer bir sorun da
Yaygın Sosyal Fobi alt tipindeki belirsizliktir. DSM'deki
"birçok", "bazı" ve "çoğu" ifadelerinin
yorumlanışı çalışmalar arasında
farklılık göstermektedir. Örneğin Herbert
ve arkadaşlarının çalışmasında
[Herbert, J. D. 1992 #493] daha dar kriterler
kullanıldığında 23 hastanın 9 hasta
yaygın sosyal fobi tanısı almamaktadır. Turner
ve arkadaşları [Turner, S. M. 1992 #494] sosyal anksiyete
yaşanılan farklı ortamların
sayısından çok belli bir ortamın ne kadar
sık karşılaşılan bir ortam olduğunu
dikkate alarak "yaygın" tip tanısını
koymuşlardır: konuşmayı başlatmakta ya da
sürdürmekte zorlanan kişi yaygın tip
tanısını alırken, toplantıda
konuşmak, toplum içinde yemek yemek, halka açık
tuvaletleri kullanmak gibi performansa yönelik ortamlardan bir
çoğunda bile rahatsızlık yaşayan kişi
"sınırlı" tip kategorisine
sokulmuştur.
Benzer bir sınır sorunu Çekingen
Kişilik Bozukluğu'nda da yaşanmaktadır. Yedi
ÇKB kriterinin dördünün
karşılanmasının gerekliliği ampirik
çalışmalarla desteklenmemiştir [Perry, J.C.
1990 #1378]. Bu üç çalışmada ÇKB
tanısı için farklı eşikler
kullanılmıştır. Widiger kriterlerin
çeşitliliğinin yaygın SF ve ÇKB
arasında belirgin ve özgül bir ayrımın
yapılamadığının bir işareti
olduğunu söylüyor [Widiger, T. A. 1992
#492].